Eğitim
Giriş Tarihi : 24-11-2021 13:00   Güncelleme : 24-11-2021 13:00

Akademi Tartışıyor Programları Devam Ediyor

Akademi Tartışıyor Programları Devam Ediyor

Akademi Tartışıyor Programları Devam Ediyor

Bilimin öneminden hareketle on beş gün de bir salı günleri düzenlenmesi planlanan “Akademi Tartışıyor” programının ikincisi gerçekleştirildi.

Bilimin öneminden hareketle on beş gün de bir salı günleri düzenlenmesi planlanan “Akademi Tartışıyor” programının ikincisi gerçekleştirildi.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans salonunda yapılan programa, Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Murat Demir, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Abdullah Çelik, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans salonunda yapılan programa, Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Murat Demir, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Abdullah Çelik, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Moderatörlüğünü İlahiyat Fakültemiz Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Din Sosyolojisi Dr. Öğretim Üyesi Fatma Çakmak’ın yaptığı programda Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hacer Çoruh Kurt ‘Antik Çağda Eğitim’ konulu bir sunum gerçekleştirdi.

Moderatörlüğünü İlahiyat Fakültemiz Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Din Sosyolojisi Dr.

Öğretim Üyesi Hacer Çoruh Kurt ‘Antik Çağda Eğitim’ konulu bir sunum gerçekleştirdi.

Eğitim anlayışının ve sisteminin yüzyıllar içerisinde evrimleşmesine rağmen kemik yapısını korumakta olduğunu, her dönem ve çağda çocuk ve gençlerin, toplumların geleceğini oluşturduğu olgusunun değişmediğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Hacer Çoruh Kurt; “Greklerde yasal olarak çocukların okula gönderilme zorunluluğu yoktu ama baba toplum içinde bunu zorunlu hissederdi. Çünkü iyi bir vatandaş olmanın başta gelen koşullarından biri okuma-yazma bilmekti. Yalnız pek çok çocuk için evde verilenin dışında bir eğitim yoktu. Bir çocuk bilmesi gerekenleri öncelikle anne ve babasının yanında, çiftlikte, işlikte, çarşıda pazarda öğrenmekteydi. Kızlar nadir olarak evin dışındaki ilkokula gönderilirdi. Kadınların okuyup yazmaları alışılmış bir şey ise de, eğitim düzeyleri düşüktü. Kadınlar için, daha çok pratik becerilere, örgü örme ve kumaş dokumanın öğrenilmesine önem verilirdi. İlkokullar özel bir yapıya sahipti ve öğretmenlerin ücretlerini veliler öderdi. Herhangi bir sebeple okula gidemeyen öğrencinin ücreti tam olarak ödenmek zorundaydı.

Öğretim Üyesi Hacer Çoruh Kurt; “Greklerde yasal olarak çocukların okula gönderilme zorunluluğu yoktu ama baba toplum içinde bunu zorunlu hissederdi. Çünkü iyi bir vatandaş olmanın başta gelen koşullarından biri okuma-yazma bilmekti. Yalnız pek çok çocuk için evde verilenin dışında bir eğitim yoktu. Bir çocuk bilmesi gerekenleri öncelikle anne ve babasının yanında, çiftlikte, işlikte, çarşıda pazarda öğrenmekteydi. Kızlar nadir olarak evin dışındaki ilkokula gönderilirdi. Kadınların okuyup yazmaları alışılmış bir şey ise de, eğitim düzeyleri düşüktü. Kadınlar için, daha çok pratik becerilere, örgü örme ve kumaş dokumanın öğrenilmesine önem verilirdi. İlkokullar özel bir yapıya sahipti ve öğretmenlerin ücretlerini veliler öderdi. Herhangi bir sebeple okula gidemeyen öğrencinin ücreti tam olarak ödenmek zorundaydı.

Yedi yaşından sonra ilkokula giden bir çocuğun genel eğitimi üç unsurdan oluşmaktadır. Okuma-yazma, şiir ile nesrin incelendiği ve ezberlendiği grammata; müzik ve dans dersi musike ve fiziksel eğitim gymnastike. Okullarda, gramer öğreten grammatistes, müzik öğreten kitharistes ve beden eğitimi veren paidotribes olmak üzere üç tür öğretmen bulunuyordu.

Yedi yaşından sonra ilkokula giden bir çocuğun genel eğitimi üç unsurdan oluşmaktadır. Okuma-yazma, şiir ile nesrin incelendiği ve ezberlendiği grammata; müzik ve dans dersi musike ve fiziksel eğitim gymnastike. Okullarda, gramer öğreten grammatistes, müzik öğreten kitharistes ve beden eğitimi veren paidotribes olmak üzere üç tür öğretmen bulunuyordu. Antikçağa baktığımızda çocukların yetiştirilmesinde günümüze benzer uygulamaların olduğu okullarda, gymnasion ve palaistralarda dersler verildiği; öğretmenlerin belli bir ücret karşılığında çalıştıkları; çocukların günümüzde de olduğu gibi bayramlara öğretmenleri gözetiminde katıldıkları ve okul çağına kadar çocuğun ailesinin eşliğinde eğitim hazırlığından geçtiğini görmekteyiz” diye konuştu.

Program, soru cevap kısmı ile son buldu.

Program, soru cevap kısmı ile son buldu.

Kaynak: Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü





Kaynak: Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü





.