DOLAR

8,5470$%-0.03

EURO

10,1066%0.34

GRAM ALTIN

494,27%-0,22

BİST100

1.349,11%-0.18

BİTCOİN

322987฿%9.62821

ETHEREUM

19335.19Ξ%4.7943

İmsak Vakti a 02:00
Şanlıurfa AÇIK 35°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Urfa Haber
  • Eğitim
  • Üniversitemizde Coğrafi İşaretli Karagül ile İlgili Çalışmalar Devam Ediyor

Üniversitemizde Coğrafi İşaretli Karagül ile İlgili Çalışmalar Devam Ediyor

Üniversitemizde Coğrafi İşaretli Karagül ile İlgili Çalışmalar Devam Ediyor

Ziraat Fakültemizin bilim insanları, Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde yetişen, kendine has rengini ve kokusunu yetiştiği topraktan alan karagülün kullanım alanlarının genişlemesi için çalışmalar yürütüyor.

Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Bekir Erol AK ile doktora öğrencisi Peyzaj Yüksek Mimarı İbrahim Halil HATİPOĞLU, bir süre önce çiçeklerin kraliçesi olarak bilinen güllerle ilgili çalışma başlattılar. Yürütülen çalışmalar kapsamında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yetiştirilen, aralarında karagülün de bulunduğu gül tipleri üzerinde araştırmalar yapıldı. Bu kapsamda kentin önemli değerlerinden olan karagülün, doku kültürüyle yetiştirilmesi sağlandı. Çalışmalar neticesinde; karagülün peyzajda kullanımının yanında, tıbbi aromatik ve kozmetik sektöründe kullanılması için laboratuvar ortamında analizler yapılmakta ve söz konusu güllerin seri üretimi hedeflenmektedir. Şanlıurfa ilimizin Halfeti ilçesinde yetiştiriciliği yapılan Siyah Gül’ün ekolojik istekleri, kullanım alanları (peyzaj, tarım, sanayi vs.) ana hatlarıyla ortaya konularak söz konusu türün korunması, tanıtılması ve geliştirilmesi amaçlanıyor.

Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanımız Prof.

Bekir Erol AK ile doktora öğrencisi Peyzaj Yüksek Mimarı İbrahim Halil HATİPOĞLU, bir süre önce çiçeklerin kraliçesi olarak bilinen güllerle ilgili çalışma başlattılar. Yürütülen çalışmalar kapsamında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yetiştirilen, aralarında karagülün de bulunduğu gül tipleri üzerinde araştırmalar yapıldı. Bu kapsamda kentin önemli değerlerinden olan karagülün, doku kültürüyle yetiştirilmesi sağlandı. Çalışmalar neticesinde; karagülün peyzajda kullanımının yanında, tıbbi aromatik ve kozmetik sektöründe kullanılması için laboratuvar ortamında analizler yapılmakta ve söz konusu güllerin seri üretimi hedeflenmektedir. Şanlıurfa ilimizin Halfeti ilçesinde yetiştiriciliği yapılan Siyah Gül’ün ekolojik istekleri, kullanım alanları (peyzaj, tarım, sanayi vs.) ana hatlarıyla ortaya konularak söz konusu türün korunması, tanıtılması ve geliştirilmesi amaçlanıyor.

Ülkemiz için tarihi ve güncel olarak büyük öneme sahip güller, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan vazgeçilmez bir olgudur. Bu bağlamda, gül çeşitlerinin farklı ekonomik amaçlarla kullanılabilirliğinin irdelenmesi önem taşımaktadır.

Kentin yeni inşa edilen binaları arasında ilimiz kent koşullarına uygun bitkisel materyalin kullanılması kentsel peyzaj planlamasında daha fazla ve geniş yeşil alanlara yer verilmesi suretiyle bloklar arası açıklıkları etkin şekilde arttırılabilir. Bu bağlamda; bölge ekolojisine uygun Rosa tiplerinin peyzaj planlamalarında kullanılması fonksiyonel, bağlantılı, bütüncül bir yeşil alan sistemi kentin bu doğal potansiyelinin kent ikliminde sürdürülebilir şekilde gelişmesini sağlayacaktır. Bu doğrultuda kent içi ağaçlandırma ve yeşil alan tesis edilmesinde kullanılacak bitkilerin abiyotik stres faktörlerine dayanıklı tür ve çeşitlerden seçilmesi, kentsel yeşil dokunun ısı adası etkisine daha dirençli hale gelmesini sağlayacak ayrıca bu tür alanların habitat niteliklerinin korunmasını sağlayacaktır. Ayrıca yapılacak analiz ve denemeler ile bu bitkilerin fizyolojik, morfolojik özellikleri, çoğaltılma koşulları incelenerek Şanlıurfa ekolojisine uygunluğu değerlendirilecektir.

Ülkemiz için tarihi ve güncel olarak büyük öneme sahip güller, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan vazgeçilmez bir olgudur.

Şanlıurfa il merkezinde yeni gelişen kent alanlarında yüksek katlı bina sayısının artması, hava akımının engellenmesi ve kent ölçeğinde sıcaklık artışı gözlemlenmektedir. Kentin yeni inşa edilen binaları arasında ilimiz kent koşullarına uygun bitkisel materyalin kullanılması kentsel peyzaj planlamasında daha fazla ve geniş yeşil alanlara yer verilmesi suretiyle bloklar arası açıklıkları etkin şekilde arttırılabilir. Bu bağlamda; bölge ekolojisine uygun Rosa tiplerinin peyzaj planlamalarında kullanılması fonksiyonel, bağlantılı, bütüncül bir yeşil alan sistemi kentin bu doğal potansiyelinin kent ikliminde sürdürülebilir şekilde gelişmesini sağlayacaktır. Bu doğrultuda kent içi ağaçlandırma ve yeşil alan tesis edilmesinde kullanılacak bitkilerin abiyotik stres faktörlerine dayanıklı tür ve çeşitlerden seçilmesi, kentsel yeşil dokunun ısı adası etkisine daha dirençli hale gelmesini sağlayacak ayrıca bu tür alanların habitat niteliklerinin korunmasını sağlayacaktır. Ayrıca yapılacak analiz ve denemeler ile bu bitkilerin fizyolojik, morfolojik özellikleri, çoğaltılma koşulları incelenerek Şanlıurfa ekolojisine uygunluğu değerlendirilecektir.

Güller, 1-2 m arasında boylanabilen, uzun ömürlü, bol saçak kök yapabilen bitkilerdir.

Gövde ve dallar genel olarak silindir biçimli, yeşilimsi, esmer renkli çok dallı dikenli olup dipten gelen dallar daha çok dikenlidir. Karagül bitkisi endemik ve doğal bir gül taksonu olmayıp, Rosa gigantea ve Rosa chinensis arasında melez bir tür olduğu kabul edilmiştir. Latincesi Rosa odorata ‘XIV.Louis’ olan bitki yıllar öncesinde bölgemize getirilmiş ve Fırat kenarında özellikle gonca halinde iken siyah rengi almaktadır. Bu takson, genellikle yaprak döken, ağaççık ve tırmanıcı türde peyzaj özellikleri göstermektedir. Yaprakları yalnız veya kümelenmiş, 5 yaprakçıklı, çiçekleri genelde kırmızı ve tonlarında olmakla beraber gösterişli kırmızı veya turuncu meyveleri bulunmaktadır. Çalışmada incelenen Rosa odorata ‘XIV.Louis’ kültivarı ise Halfeti gülü olarak bilinen oturak peyzaj gülüdür. Çiçekleri büyük, genelde teklidir. Petallerin ortasında beyaz çizgi vardır. Bu çizgi karakteri çeşidin ayırt edici özelliğidir. Çiçekler yaşlandıkça rengi açılır. Tomurcuk halinde rengi en koyudur. Bu rengi almasında insan sağlığı için potansiyel önem taşıyan antosiyanin pigmentini içermesi etkili olmaktadır.Başka bölgelerde/illerde yetiştirildiğinde çiçek rengi açılır. Gövde çeliklerinden çoğaltılır. “Karagül/Siyah Gül” Halfeti‟nin sembolüdür ve yörede çok eski zamanlardan bu yana yetiştirilmektedir.

Güller, 1-2 m arasında boylanabilen, uzun ömürlü, bol saçak kök yapabilen bitkilerdir. Güllerde dallar yeşil ve dik, dipten fışkıran ya da hafif sarkık şekilde olabilir. Gövde ve dallar genel olarak silindir biçimli, yeşilimsi, esmer renkli çok dallı dikenli olup dipten gelen dallar daha çok dikenlidir. Karagül bitkisi endemik ve doğal bir gül taksonu olmayıp, Rosa gigantea ve Rosa chinensis arasında melez bir tür olduğu kabul edilmiştir. Latincesi Rosa odorata ‘XIV.Louis’ olan bitki yıllar öncesinde bölgemize getirilmiş ve Fırat kenarında özellikle gonca halinde iken siyah rengi almaktadır. Bu takson, genellikle yaprak döken, ağaççık ve tırmanıcı türde peyzaj özellikleri göstermektedir. Yaprakları yalnız veya kümelenmiş, 5 yaprakçıklı, çiçekleri genelde kırmızı ve tonlarında olmakla beraber gösterişli kırmızı veya turuncu meyveleri bulunmaktadır. Çalışmada incelenen Rosa odorata ‘XIV.Louis’ kültivarı ise Halfeti gülü olarak bilinen oturak peyzaj gülüdür.

Petallerin ortasında beyaz çizgi vardır. Bu çizgi karakteri çeşidin ayırt edici özelliğidir. Çiçekler yaşlandıkça rengi açılır. Tomurcuk halinde rengi en koyudur. Bu rengi almasında insan sağlığı için potansiyel önem taşıyan antosiyanin pigmentini içermesi etkili olmaktadır. Hoş kokuludur ve kokusu zamanla azalır. Başka bölgelerde/illerde yetiştirildiğinde çiçek rengi açılır. Gövde çeliklerinden çoğaltılır. “Karagül/Siyah Gül” Halfeti‟nin sembolüdür ve yörede çok eski zamanlardan bu yana yetiştirilmektedir.

Kara Gül yetiştiriciliği, açık alanda veya sera ortamında olmak üzere iki şekilde yapılabilmektedir. Güllerin en önerilen çoğaltma tekniği çelikle çoğaltma olmak ile beraber aşı ve doku kültürü gibi vejetatif yollar ile üretimi de yapılabilmektedir. Siyah Gül üretiminde yer seçimi oldukça önemlidir. Bitkinin yetişmesi için ortamda rekabete girebileceği yabani otların olmaması gerekmektedir. Ekim yapılması düşünülen alan zirai ilaçlama (yabani ot ilacı) yapılan arazilerden uzak olmalı, gelişmesini engelleyecek yabani otlar dikimden önce alandan uzaklaştırılmalıdır.

Havalı, drenajı iyi, bünyesinde yeterli oksijen ve su depolayabilen bir yapıda olmalıdır. Bitki yetiştikten sonra, büyüme aşamasında bitkinin gelişimini engelleyecek otların çıkmaması ve toprağı havalandırmak amacıyla bitki dipleri çapalanmalıdır.

Kara Gül yetiştiriciliği, açık alanda veya sera ortamında olmak üzere iki şekilde yapılabilmektedir. Güllerin en önerilen çoğaltma tekniği çelikle çoğaltma olmak ile beraber aşı ve doku kültürü gibi vejetatif yollar ile üretimi de yapılabilmektedir. Siyah Gül üretiminde yer seçimi oldukça önemlidir. Bitkinin yetişmesi için ortamda rekabete girebileceği yabani otların olmaması gerekmektedir. Ekim yapılması düşünülen alan zirai ilaçlama (yabani ot ilacı) yapılan arazilerden uzak olmalı, gelişmesini engelleyecek yabani otlar dikimden önce alandan uzaklaştırılmalıdır. Yetiştiği topraklar kırmızı, kumlu, killi-torf topraklardır. Havalı, drenajı iyi, bünyesinde yeterli oksijen ve su depolayabilen bir yapıda olmalıdır. Bitki yetiştikten sonra, büyüme aşamasında bitkinin gelişimini engelleyecek otların çıkmaması ve toprağı havalandırmak amacıyla bitki dipleri çapalanmalıdır.

Şanlıurfa ekolojisinde Siyah Güller, Nisan ayının sonuyla Mayıs ayının başında açmaya başlarlar. Gonca halinde siyah görüntüde olup ilerleyen zamanlarda koyu mor/bordo bir renk almaktadırlar.  Çiçeklenme dönemi akabinde kuşburnu olarak adlandırılan 1,5-2 cm çapında sarı/turuncu renkli meyveler oluşmaktadır. İçi tüylüdür ve yaklaşık 15-20 tohumu vardır. Sonbaharda olgunlaşır. Tohumla yapılacak üretim ise ortaya çıkacak bitkinin melez bir tip yani farklı bir yapıda olacağı için önerilmemektedir.

Büyüme oranı ve çiçek kalitesi üzerine sıcaklığın önemli etkisi vardır. Şanlıurfa ekolojisinde Siyah Güller, Nisan ayının sonuyla Mayıs ayının başında açmaya başlarlar. Gonca halinde siyah görüntüde olup ilerleyen zamanlarda koyu mor/bordo bir renk almaktadırlar.  Çiçeklenme dönemi akabinde kuşburnu olarak adlandırılan 1,5-2 cm çapında sarı/turuncu renkli meyveler oluşmaktadır. İçi tüylüdür ve yaklaşık 15-20 tohumu vardır. Sonbaharda olgunlaşır. Tohumla yapılacak üretim ise ortaya çıkacak bitkinin melez bir tip yani farklı bir yapıda olacağı için önerilmemektedir.

Ayrıca çalışma kapsamında; belirlenen; yaygın kullanılan hibrit güller ile beraber kuşburnu, yeşil gül, kültivarlarına ek olarak Japon Gülü, beyaz gül, sarı gül, Şam Gülü, çit gülü gibi Doğu Anadolu Bölgesinde çeşitli lokasyonlarda yayılış gösteren güllerden çelik alınmış, bu gül taksonlarının fidanları üretilerek bu bitkisel materyaller üzerinde çiçekli kalma süreleri, çiçeklenme zamanları, bitkideki çiçek sayısı, yapraktaki besin elementleri, petal ve sepal özellikleri, çiçeklerin vazo ömrü, sabit ve uçucu yağ analizi, meyve özellikleri, şeker ve C vitamini analizleri gibi parametreler belirlenmektedir.

Söz konusu generatif üretim ile anaç elde edilmesi sağlanması planlanmakta olup sonraki çalışmalar için ıslah materyali elde edilmesi düşünülmektedir.

Ayrıca çalışma kapsamında; belirlenen; yaygın kullanılan hibrit güller ile beraber kuşburnu, yeşil gül, kültivarlarına ek olarak Japon Gülü, beyaz gül, sarı gül, Şam Gülü, çit gülü gibi Doğu Anadolu Bölgesinde çeşitli lokasyonlarda yayılış gösteren güllerden çelik alınmış, bu gül taksonlarının fidanları üretilerek bu bitkisel materyaller üzerinde çiçekli kalma süreleri, çiçeklenme zamanları, bitkideki çiçek sayısı, yapraktaki besin elementleri, petal ve sepal özellikleri, çiçeklerin vazo ömrü, sabit ve uçucu yağ analizi, meyve özellikleri, şeker ve C vitamini analizleri gibi parametreler belirlenmektedir. Bu bitkiler üzerinde çelik, aşı, doku kültürü gibi vejetatif çoğaltım yöntemlerinin yanı sıra alınan tohumlardan da bitki elde edilecektir. Söz konusu generatif üretim ile anaç elde edilmesi sağlanması planlanmakta olup sonraki çalışmalar için ıslah materyali elde edilmesi düşünülmektedir.

Şanlıurfa kenti ve çevresi; sıcaklığın yüksek olduğu, kurak koşulların yaşandığı bir alanda yer almaktadır.

Bu bitkilerin yağ gülcülüğü, meyvecilik ve peyzaj kullanımı açısından kategorize edilmesi ile bölge tarımına katkı sağlanacağı ve gülün Şanlıurfa için alternatif bir ziraat ürünü olacağı düşünülmektedir.







Şanlıurfa kenti ve çevresi; sıcaklığın yüksek olduğu, kurak koşulların yaşandığı bir alanda yer almaktadır. Ayrıca dünyanın su problemlerinin önemli olduğu da düşünüldüğünde Şanlıurfa kentinde kullanılan veya ekolojisinde yetiştiriciliği yapılabilecek gül taksonlarının bu tip stres faktörlerine dayanıklılığı, Şanlıurfa kent peyzajında kullanılabilecek bitki seçiminde de büyük önem oluşturmaktadır.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Üniversitemiz, Patent Şampiyonu Üniversiteler Arasındaki Yerini Tescilledi

HIZLI YORUM YAP

r